RSS

Saint Petersburg Yolculuğuna Başlarken

Merhaba

Herkesin merakla beklediği St Petersburg yazılarına başlama vakti geldi artık.

Her Türk erkeğinin rüyası olan bu yolculuğa başlamanın heyecanı tüm hafta boyunca bize ekstra bir motivasyon sağladı.

Gerekli gereksiz yapılan alışverişler , gezilecek yerler listesi , alınacak şeyler listesi gibi bir çok hazırlık yapıldı.

St Petersburg u bir yazıya sığdırmak mümkün değil. Bu yüzden birden çok yazımda bu geziyi anlatacağım. Son olarak da sizlere yanınızda götürmeniz gereken eşyalardan tutun , orda en uygun fiyata kolayı nerde alabileceğinize kadar geniş bir tavsiye listesi vereceğim.

Veeee yolculuğumuz başlıyor.

Yolcuğumuz Denizli otogarından Anadolu Ulaşım otobüsüyle başladı. Otobüs te yaklaşık 15 kişiydik. İkinci kaptanla (şöför desek daha iyi olmaz mı) yaptığımız sohbetten ramazan nedeniyle seferlerin çoğunun bu şekilde boş koltuklarla yapıldığını belirtti.

Ben genel olarak Anadolu Ulaşım’ı beğenirim. Ama bu seferdeki bazı eksikleri yazmazsam olmaz. İlk olarak film kanallarında film yoktu. Müzik kanalında da seçenekler çok kısıtlıydı. Tüm koltuklarda priz var diye reklam yapıyorlar ama aynı anda iki kişi prizi kullanmaya kalktığında elektrik sistemi çöküyor. Ya reklamı değiştirmek lazım yada sistemi güçlendirmek lazım. İnternet hızı oldukça iyi ama dediğim gibi elektrik sorunu nedeniyle laptop vb cihazları uzun süreli kullanmak mümkün değil. Personelin tutum ve davranışlarına gelirsek , tüm personele ve onlara eğitim veren kişilere teşekkür etmek lazım. Tüm teknik aksaklıklara rağmen bizi memnun etmek için ellerinden geleni yaptılar. Onların çabası ve iyiniyeti ile gayet güzel bir yolculuk yaptık.

Sabah gözlerimizi İstanbul – Esenler mezbeleliğinde açtık. Bu nasıl rezalet bir otogardır. Alt katlar tam bir keşmekeş. Her yer pis kokuyor ve görüntü facia. Sanırım Kadir Topbaş hiç uğramıyor buraya.

 

Otogardan kendimizi hemen servis ile Bakırköy’e attık. Ömür Plaza’nın hemen önündeki Simit Sarayı’nda simit peynir ile kahvaltımızı yapıp uçak saatini beklemeye başladık.

Sevgili arkadaşım Tim illa kahve içeceğim dediği için yine aynı plazada yer alan Starbucks a geçtik. Starbucks ların en sevdiğim tarafı garson tacizinin olmaması. Kahvenizi alıyorsunuz ve keyfinize bakıyorsunuz.

Uzmanlar derki bir sayfadan daha uzun yazılar okuyanı sıkar. Bir sayfanın sonuna geldim ama hala havaalanına gelemedim J gelecek yazımda hem havaalanı hem de THY ile yorumlarım olacak.

Yeni yazımda görüşünceye dek sağlıcakla kalın…..

Ali Bilgehan Varol

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 
http://gplus.to/bilgehanv

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 30 Ağustos 2011 in Gezi - Seyahat

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Yine Yeni Yeniden

Yine yeni yeniden merhaba,

Uzun bir tatilin ardından nihayet yazabilecek vakit bulabildim.

Herkes bu uzun bayram tatilinde bir yerlere giderken ben evde olmayı seçtim (mecburiyetten).  Ağustos başında St Petersburg ile başlayan tatili Alanya ve en son olarak misafirlerimizle birlikte Pamukkale de bitirdik. Bayram tatili sonrasında 1 aylık bir kurs dönemi için İstanbul – Şile’de olacağım için evde mecburi ikamet durumundayım 

Bu tatil boyunca hem lezzet durakları ile hem de St Petersburg ile yazacağım yazılar birikti. Bu bayram boyunca elimden geldiğince çok yazıyı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Yazacağım yazılar ;

1 – St Petersburg gezisi tüm detaylarıyla ( 4 -5 farklı yazı)

2 – Dim Çayı – Alanya

3 – Fazilet Aile Çay Bahçesi – Söğüt – Antalya

4 – Alanya Tekne Gezisi

5 – Koray Butik Otel – Pamukkale – Denizli

Sanırım bu gece St Petersburg yolculuğu ile ilk yazım bitmiş ve sabaha yayınlanmış olacak.

Yeni bir yazıya kadar sağlıcakla kalın….

A. Bilgehan Varol

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 
http://gplus.to/bilgehanv

 

 
Yorum yapın

Yazan: 30 Ağustos 2011 in Genel

 

Etiketler: , , , , ,

Somuncu Baba Çöp Şiş – Ortaklar – Aydın

Selamlar,


Bu yazımda Ege Bölgesinin en çok bilinen yol üstü lezzet duraklarından olan Aydın – Ortaklar’ın bir işletmesi olan Somuncu Baba Çöp Şiş’i sizlere tanıtacağım.

Çöp şişçilerin büyük çoğunluğu artık Ortaklar’dan Söke’ye taşınmış olsalar da , çöp şiş denince akla ilk gelen yer hala Ortaklardır.

İşletme yaz kış hem açık hem kapalı bölümüyle 7 gün 24 saat hizmet vermekte. Siz yemeğinizi yerken personel tarafından arabanız yıkanır. Arabanızı yıkayan çocuklara bir miktar bozuk para vermeniz yeterli olacaktır.

Lokantanın sahibi Cüneyt Baba her daim işinin başında. Her müşteriyle tek tek ilgilenmekten büyük keyif alan birisi. Keza tüm personel sizi çok iyi tanıyormuşçasına davranarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Gelelim lezzetli yiyeceklere.

Siz masaya oturur oturmaz hemen fırından yeni çıkmış sıcacık lavaş ve tereyağ masaya geliyor.

Ardından hemen mevsimine göre çoban salata yada yeşil salata getiriliriyor.

 

 

 

 


Ben çöp şiş öncesinde sucuk istedim. Izgara da pişirilmiş sucuğun lezzeti muhteşemdi. Baharatı ve acısı acı sevmeyenleri rahatsız etmeyecek seviyede kıvamındaydı. 1 porsiyonda 4 adet sucuk bulunuyor. Yaklaşık 350- 400 gram gelir. Aperatif olarak mutlaka denemelisiniz.

 

Ve sıra geldi ana yemeğimiz olan çöp şişe. Bir şişte 4 kuşbaşı et 1 parça yağdan oluşuyor çöp şiş. Etin lezzeti harika. Ağzınızda daha nerdeyse çiğnemeden dağılıyor etler. Et sevmiyorum diyen bir kişinin bile parmaklarını yalayarak yediğini biliyorum 🙂 İsteğinize göre az yada çok pişmiş şekilde tercih edebilirsiniz. 1 porsiyonda 20 şiş bulunmakta. Hem miktar hem de lezzet olarak oldukça tatmin edici ve doyurucu porsiyonları. Benim gibi eti fazla seviyorsanız nerdeyse 2 porsiyonu hiç anlamdan tek başınıza bitirebilirsiniz 🙂

Çöp şiş ile birlikte közlenmiş soğan ve  biber getiriliyor.

İçecek olarak tavsiyem kesinlikle kendi yaptıkları ayran. Çok sulu değil , yağlı yğurttan yapılmış harika bir lezzet. Hele bu sıcak havalarda insanın içtikçe içesi geliyor. Bir sürahi ayranı 2 kişi biranda bitirivermişiz J

Fiyat kısmına gelince oldukça ekonomik. 1 porsiyon sucuk , 2 porsiyon çöp şiş , 1 sürahi ayran dan oluşan mönümüzün hesabı olarak 32 tl ödedik. Bu mönüyü bu lezzet ve kalitede başka yerlerde  bu fiyata yemeniz imkansız ötesidir.

Sonuç olarak Somuncu Baba Çöp Şiş – Ortaklar – Aydın’ı TAVSİYE EDİYORUM.

Gelecek birkaç yazım sınırlarımızın ötesi hakkında olacak. Ağustosun ilk haftası St Petersburg – Rusya’ya 1 haftalık tatile gideceğim. Ve tatilin ilk anından bitişine kadar tüm ayrıntıları sizlerle paylaşacağım.

Gelecek yazımda görüşünceye dek sağlıcakla kalın.

A. Bilgehan Varol

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 
http://gplus.to/bilgehanv

 
Yorum yapın

Yazan: 02 Ağustos 2011 in Lokanta

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Anemon Denizli Otel Alacarte Restaurant

Selamlar,

Yeni bir yazıyla huzurlanızdayım.

Bu yazımın konusu Anemon Denizli Otel’in Alacarte restaurant’ı

Otelin konumu , odaları , toplantı salonları vb detayları daha önceki yazımda belirttiğim için burada tekrar o konulara girmeyeceğim.

Gelelim yemeklere.

İlk olarak her zamanki gibi omlet yedim.

Yumurtanın sadece sarısı , mantar , sosis ve kaşardan oluşan muhteşem bir omlet. Bu sefer gerçekten omlet güzeldi ve tam kıvamında pişmişti. Omlet sevenler için daha farklı varyasyonlarda da yapılabiliyor. Denemenizi TAVSİYE EDİYORUM.

 

Yemek öncesi Cevizli Izgara Hellim salata önerildi ve bende bir peynir hastası olarak itiraz etmeden denedim. Salatadaki hellimler olmasa vasat ötesi bir salataydı. Marulu parçalayıp içine domates ve salatalık ekleyince güzel salata yapılmış olmuyor. Kızarmış hellimlere rağmen 18 Tl olan bu salatayı TAVSİYE ETMİYORUM. Salata konusunda kendilerini geliştirmeleri gerek.

 

Nihayet sıra ana yemeklere geldi.

Malum her restaurantın  ve benzeri yerin kendi adını verdiği bir yemeği vardır. Anemonun da olmazsa zaten şaşırırdım.

Anemon Kebap rendelenmiş kızarmış patates üzerinde yoğurt ve en üstte köfte ve biftek parçalarından oluşuyor. Aynı yemeği farklı yerlerde farklı isimlerle yemiş biri olrak buradaki lezzetini beğendim. Köftelerin baharatı yerindeydi ve biftek parçaları gayet güzel pişmişti. 28 tl olan Anemon Kebap’ı TAVSİYE EDİYORUM.

 

Bir diğer yemeğimiz Dana Antrikot. Özellikle sunumunu çok beğendim. Sıcak tavasında servis edilen dana antrikot oldukça leziz ve doyurucuydu. Yanında garnitür olarak patates kızartması , közlenmiş domates , biber , mantar ve sarımsak demetiyle servis edilen 30 tl lik Dana Antrikot’u TAVSİYE EDİYORUM.

 

Günün son kırmızı et yemeğimize geldi sıra Hellimli yufkaya sarılmış Ege Köfte’ye. Yufkaya sarılmış hellim ve kıymadan yapılan bu köfteyi denediğim için pişman olmadım. Eminim ki sizde pişman olmayacaksınız. Baharat seviyesi makul düzeyde olan bu köfteye hellim ayrı bir tat vermiş. Hellimin tuzu nerdeyse hiç hissedilmiyor. Ayrıca ızgara yapılmış olması da ayrı bir lezzet katmış. Közlenmiş patlıcan salatası ile servis edilen 23 Tl lik Hellimli yufkaya sarılmış Ege Köfte’yi TAVSİYE EDİYORUM.

Hep kırmızı et hep kırmızı et dediğinizi duyuyorum. Ve sizden gelen sese kulak vererek beyaz et de denedim. Normalde tavuk ve balık yemeği de çok severim ama nedense ev dışında yemek yiyeceğim zaman tercihim genelde kırmızı et üzerine oluyor. Ama gelecek yazım sadece tavuk yemeklerinin yapıldığı bir yer hakkında olacak.

Gelecek yazının kısa reklamından sonra kaldığım yerden devam edeyim. Madem Anemon’a geldik bir de balığı nasıl yapıyorlar deneyelim dedim. Tercihim Levrek fileto (mini roka salatası, ızgara patates ve sarımsak, limon sos eşliğinde) oldu. Birçok yerde levrek yerken sinir olurum. Sebebi de levreğin sadece yarısını servis etmeleridir. Ama burada levrek tam olarak sunulmakta. Sadece bu bile burada levrek yemek için yeterli bir sebep olabilir. Levrek taze ve lezzetliydi. Yanında haşlanmış patates , közlenmiş sarımsak demeti (çok güzel bir lezzet) ve roka – domates ile servis ediliyor. Levrek biraz daha büyük olsa daha doyurucu olurdu ama yine de kabul edilebilir bir büyüklükteydi. 22 Tl fiyatı ile Levrek Fileto’yu TAVSİYE EDİYORUM.

Genel olarak değerlendirirsem yemekler lezzetliydi. Ortam temiz , gayet konforlu. Başta Fatma Hanım olmak üzere tüm personel bizi mutlu edebilmek için ellerinden  geleni yaptılar. Sonuç olarak Anemon Denizli Otel Alacarte Restaurant’ı TAVSİYE EDİYORUM.

Gelecek yazımda görüşünceye dek sağlıcakla kalın.

NOT >>> Yazının resimli versiyonuna her zaman olduğu gibi https://bilgeyle.wordpress.com/ adresinden ulaşabilirsiniz…. 

A. Bilgehan Varol 

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 26 Temmuz 2011 in Lokanta

 

Etiketler: , , , , , , ,

Güneş Pide – Uşak

Sıcak bir Uşak akşamından merhaba.

Gezmelerin arasında çalışmakta lazım dimi. Yine geldik Uşak’a.

Otel odasının balkonun da birikmiş yazılardan hangisini yazsam diye düşünürken uzun zamandır beklemekte olan Güneş Pide yazısını yazmaya karar verdim. Halbuki yazıya başlarken niyetim Milas – Bodrum karayolundaki kokoreççiyi yazmaktı ama artık o da gelecek yazıya kalsın.

Gelelim Güneş Pide’ye. Ama gelebilmeniz için adresi söylemem lazım dimi 🙂

 

Kısaca Nuri Şeker caddesinin bittiği kavşaktan sağa yukarı döndüğünüzde hemen 50 mt sonra sağ tarafta yer alıyor.

 

İşletme aile işletmesi. Temiz bir salonu var. Her kesimden insanı görmeniz mümkün. Çevredeki birçok bankanın personeli , emniyet mensupları , mümessiller , öğretmenler , işçiler aklınıza gelebilecek her meslekten insanı burada yemek yerken gördüğünüzde yemeklerin lezzetinin gerçekten iyi olduğuna daha yemeğe başlamadan karar veriyorsunuz.

Her türlü pide çeşidini bulabilirsiniz. Ama özellikle tavsiyem Kuşbaşı – kaşarlı pidedir. Porsiyonlar büyüktür. Başka 1 porsiyonu başka pidecilerdeki 1,5 porsiyon gibidir.

Ama benim size bu yazıda özellikle anlatacağım yemek Kuşbaşı Güveç olacak. Toprak güveçte kuşbaşı odun fırınında ağır ağır pişiriliyor. Üzerinde közlenmiş biber ve domates ile servis ediliyor. Yanında yine aynı odun fırınında pişmiş sade pide ile tadına doyulmaz bir lezzet. Etin tadı güzel ve yumuşak.  Tek sorun güveçin hazırlanması ve pişmesi 15 dakika aldığı için biraz beklemeniz gerekebilir. Bu sorunu da gitmeden önce telefon açarak sipariş vererek çözebilirsiniz.

      

 

 

 

Pide ve güveçin yanında salata ikram olarak veriliyor.

İçecek olarak her türlü gazlı içecek ,şalgam ve ayran bulunuyor. Ama benim tercihim ayrandır.

Tatlı olarak künefeyi deneyebilirsiniz. Uşak’ta yiyebileceğiniz belki de en güzel künefedir.

Yemekten sonra içeceğiniz çay ve kahveler ikramdır. Birden fazla çay ve kahve içebilirsiniz.

İşletmede kredi kartı ve multinet , sodexho gibi yemek kartları ile ödeme yapabilirsiniz.

Ayrıca paket servis hizmeti de bulunmakta. Hem pide çeşitleri hem de güveç paket servis ile adresinize getirilmekte.

Fiyatlara gelince oldukça ekonomik. 1,5 kuşbaşılı-kaşarlı pide ve büyük ayran dan oluşan menü 10 tl , kuşbaşı güveç ve büyük ayran dan oluşan menü 12 tl.

Sonuç olarak Uşak’ta pide ve güveç yemek istiyorsanız kesinlikle Güneş Pide’yi TAVSİYE EDİYORUM.

Güneş Pide’ye 0276-212 22 28 / 0532-523 99 83 nolu telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Gelecek yazı-yorum da görüşünceye dek sağlıcakla kalın.

 

A. Bilgehan Varol

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Yorum yapın

Yazan: 12 Temmuz 2011 in Lokanta

 

Etiketler: , , , , , , ,

İmren Han – Alaçatı – Çeşme

Selamlar ,

Malum yaz geldi , bende deniz kenarı yerlere gitmeye başladım. Bu durumda tatil şehirlerimizdeki işletmelerdeki izlenimlerimi yazmak şart oldu.

İlk yazımın konusu İmren Han – Alaçatı – Çeşme.

Alaçatı nın en güzel ve en çok sevdiğim şeyi otoparkların ücretsiz olması. Yol kenarları Bodrum , Marmaris vb yerlerde saati 5 tl den otopark olarak kullanılırken,  Alaçatı gibi fahiş fiyatların olduğu yerde otoparkın ücretsiz olması hem hayret edilecek bir şey hem de güzel.

Konumuza dönersek kısaca İmren Han dan bahsedeyim. Geçmişte Nalbanthane olarak kullanılan 150 yıllık tarihe sahip taş bina restore edilerek Restaurant – Bar olarak hizmet verdikten sonra tekrardan sahipleri olan İmren Helva Tatlı Evi tarafından elden geçirilerek, 2008 sezonundan itibaren Kahvaltı – Kafeterya – Pastane olarak hizmete vermeye devam etmektedir.

Klasik Alaçatı işletmelerinin tümünde olduğu gibi , İmren Han’ın da yol üzerinde masaları var. Ama bu sıcak yaz günlerinde içeride oturmanızı tavsiye ederim. İçeride mimari yapıdan kaynaklanan doğal bir serinlik var.

İmren Han’ın adresini kısaca tarif etmek gerekirse PTT nin önünden aşağıya doğru inip , yolun soluna doğru 100 mt kadar devam ettiğinizde sağınızda göreceksiniz.

Gelelim yediklerimizin yorumlarına. Biz 5 kişi 1 kahvaltı 2 tane gözleme ve 1 omlet  ile gayet iyi bir şekilde doyduk. Gerçi 5 kişinin 4 ü bayandı ama 🙂

Kahvaltı çeşit olarak tatmin ediciydi. 4 çeşit peynir,zeytin,domates,salatalık,biber, kaymak, bal,siyah kuru üzüm,ceviz,fındık, 2 farklı reçel ve Alaçatıya has kara dut reçeliyle sunulan lor tatlısından oluşan menü doyurucuydu. Özellikle antep fıstığı reçelini denemenizi tavsiye ediyorum. Çok farklı ve leziz bir tat.

   

 

 

 

Birçok yerde omleti bir türlü istediğim gibi yapamazlar. Ama burada tam istediğim gibi olmuştu. Sadece yumurtanın sarısı ve bol kaşar. Çok lezzetliydi.

 

Bir gözleme ancak bu kadar bol malzemeli olabilirdi. Ispanaklı – peynirli gözleme yedik. Ispanaklar gözlemenin her yerinden taşıyordu ve lezzet güzeldi.

 

Çay porselen demlikte geliyor ve ince belli bardakta içmeye doyamadık. 2 demlik çay kısa sürede bitti.

Son olarak kahvaltı üstüne içilen Türk Kahvelerinin yanında birer kaşık damla sakızı olmazsa olmazdı zaten.

Fiyatlara gelirsek kahvaltı 24 tl , omlet 7 tl , gözleme 6 tl. Alaçatı için çok makul bir fiyat bence. Hem lezzetli hem doyurucu hem temiz bir işletmede uygun fiyata kahvaltı etmek istiyorsanız İmren Han sizin için ideal bir yer demektir.

Sonuç olarak İmren Han – Alaçatı – Çeşme’yi  TAVSİYE EDİYORUM.

Bir dahaki yazımda genel olarak Çeşme üzerine yorumlarda bulunacağım.

Sağlıcakla kalın….

NOT >>> Yazının resimli versiyonuna her zaman olduğu gibi https://bilgeyle.wordpress.com/ adresinden ulaşabilirsiniz…. 

A. Bilgehan Varol 

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv 

 
Yorum yapın

Yazan: 05 Temmuz 2011 in Lokanta

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Şişçi Ramazan – Antalya

Merhaba ,

Antalya’ya gidipte Şişçi Ramazan’a uğramamak olmaz.

Zaten 5 sene bitişindeki binada oturunca resmen gözümde tütüyordu.

Toraks Kongresi bahanesiyle hazır Antalya’ya  gitmişken hem anıları yad edeyim hem de o güzel tatları tekrar hatırlayıp , bunu sizlerle paylaşmamak olmazdı.

Peki Şişçi Ramazan nerde ? Yener Ulusoy bulvarında (100. yıl olarak da bilir bazı kişiler) eski garaja gelmeden 100 mt kadar önce sağ tarafta yer almaktadır.

Eskiden kaldırım kısmı açıkken , şimdi bu kısım mekana dahil edilmiş ve daha koforlu bir ortam hazırlanmış.

Lokantada çorba , ızgara , pide , yaprak döner , piyaz ve şiş bulunmakta. Ama size tavsiyem kesinlikle piyaz ve şiş köfte yemenizdir.

 Piyaz isteğinize göre hazırlanıyor. Yumurtalı , yumurtanın sadece sarısı , soğanlı ,soğansız , maydanozlu vs , aklınıza gelen her türlü kombinasyonu yapabilirsiniz. Ve tabiki tahin soslu. Hemen aklınıza tahin tatlı nasıl olacak piyazda sorusu geliyor mutlaka. Piyazda kullanılan tahin sarımsak ve yağ ile özel olarak hazırlanmış farklı bir tahin. Piyazı mutlaka tahinli denemenizi tavsiye ediyorum.

Mevsimine göre havuç , kırmızı lahana ,  ekşi ot , söğüş domates ve salatalık , közlenmiş soğan ve biber de ikram olarak sunulmakta.

Ayrıca ben eti yoğurtsuz yiyemem diyenlerdenseniz özel tava yoğurdunu da denemenizi öneririm.

Gelelim asıl konumuz olan Şiş köfteye. Fırından yeni çıkmış pide üzerinde kömür ateşinde pişmiş Şiş köftenin tadına doyulmuyor. Ben çok et sevmem diyen kişiler bile mutlaka denemeli. Maydanoz ve kimyon sevmiyorsanız sipariş verirken belirtmenizde fayda var. Siz istemediğiniz belirtmezseniz standart olarak köftenin üzerine kimyon dökülmüş ve maydanoz eklenmiş olarak sunulmakta.

İçecek olarak kola ve diğer tüm asitli içecekler bulunmakta. Benim tavsiyem eğer yoğurt yemeyecekseniz ayran içmeniz yönünde ama yoğurt yerim diyorsanız diğer her hangi bir içeceği tercih edebilirsiniz.

Yemeğin sonunda çay ve / veya kahve ikram olarak sunulmakta.

Fiyat konusuna gelince 2 adet 2 porsiyon şiş köfte , 2 porsiyon piyaz , 2 içecek ve yoğurttan oluşan yemeğimize 60 tl hesap ödedik. Bence gayet makul bir rakam. Hele etin fiyatının ne  kadar yüksek olduğunu düşünürsek gayet normal bir fiyat.

Sonuç olarak Şişçi Ramazan – Antalya yı TAVSİYE EDİYORUM.

Yeni bir yazı-yorum da görüşmek üzere.

Sağlıcakla kalın.

A. Bilgehan Varol

http://blog.milliyet.com.tr/bilgeyle
https://bilgeyle.wordpress.com/
http://www.facebook.com/bilgehanv
http://twitter.com/Bilgehanv

 
4 Yorum

Yazan: 22 Haziran 2011 in Lokanta

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: